
İNGİLTERE - Sürdürülebilirliği ve bilimi iş yapış şeklinin merkezine yerleştiren Unilever Ev Bakım Grubu, temizlik ürünlerini yapay zekâ, robotik teknolojiler ve ileri malzeme bilimiyle inşa ediyor. Şirketin İngiltere’nin Liverpool şehrinde bulunan araştırma ve geliştirme üssü Port Sunlight bünyesinde geliştirilen üstün teknolojiler, Türkiye’deki tüketicilerin beklentileriyle birleşerek milyonlarca haneye yüksek performanslı ve çevre dostu çözümler olarak ulaşıyor.
Küresel Bilim Üssü Port Sunlight ve Türkiye Arasındaki Teknoloji Köprüsü
Port Sunlight’ın küresel gücü ile yerel pazar dinamikleri arasındaki stratejik bağı ve tesisin bilimsel altyapısını aktaran Unilever Türkiye, Orta Doğu, Pakistan ve Bangladeş Ev Bakım Genel Müdürü ve Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu, “Ev bakım kategorisinde dünyanın lider şirketleri arasında yer almamızın arkasında, yıllık toplam 836 milyon Euro’luk devasa bir Ar-Ge yatırımı ve ev bakımının doğum yeri olan Port Sunlight’taki bilim ekibi yer alıyor.” dedi.
1888 yılında temelleri atılan Port Sunlight Ar-Ge Üssü, bugün tek bir laboratuvarın çok ötesinde, milyar Euro’luk üç büyük stratejik tesise ev sahipliği yapıyor. Unilever, Liverpool Üniversitesi ve İngiliz finansman kuruluşları arasında gerçekleştirilen örnek bir kamu-özel sektör ortaklığı olan 81 milyon GBP değerindeki Malzeme İnovasyon Fabrikası, malzeme kimyası alanında dünyadaki en yüksek robot yoğunluğuna sahip Ar-Ge üssü olarak 24 terabaytın üzerinde veri noktası üretiyor. Geleceğin formüllerini yazan Ürün İnovasyon Laboratuvarı ile erken aşama ürün testlerine olanak tanıyan Tüketici Merkezi, uzmanları daha yolun başında tüketicilerle bir araya getiriyor. 24 milyon GBP yatırımlarla kurulan İleri Üretim Merkezi ise bu devrimsel formüllerin endüstriyel ölçekteki üretim dinamiklerini test eden dünya standartlarında bir pilot tesis olarak çalışıyor. Unilever Türkiye’nin başarısı, küresel Ar-Ge gücünü yerel pazar içgörüleriyle harmanlama yeteneğinden kaynaklanıyor. Port Sunlight Ar-Ge Üssü’nün hız, dijitalleşme ve robotik optimizasyon odaklı teknolojilerini, ülke pazarını okuma becerisiyle birleştiren Unilever Türkiye, Türk tüketicisinin kalbine dokunmayı başarıyor.
Bu güçlü teknoloji köprüsünün en somut örneklerinden biri, Türk halkının yüzde 90’ının kısa program tercih etmesinden yola çıkılarak Port Sunlight’ta geliştirilen OMO Express Fresh olduğunu belirten Orhonoğlu, “Türk halkının yüzde 90’ının kısa program tercih etmesinden yola çıkarak Port Sunlight’ta 'Hızın Bilimi' yaklaşımıyla geliştirdiğimiz OMO Express Fresh, çamaşır bakımında gerçek bir devrim. Tüketicilerin %78’i haftada en az bir kez kısa program kullanırken, %48’i yıkamalarının çoğunluğunu kısa programda gerçekleştiriyor. Patentli Fast Clean teknolojisi sayesinde makine çalışır çalışmaz aktifleşen bu sıvı deterjan, 15 dakikalık en kısa programda bile görünmeyen ter kokularını ve zorlu lekeleri tamamen yok ediyor. Beyazlar, Renkliler ve Siyahlar gibi çeşitlerle genişlettiğimiz bu aile, sıvı deterjan pazarındaki ciro liderliğimizi perçinleyen en yeni inovasyonumuz. Türkiye, dünyada 1 numaralı OMO Express Fresh ülkesi. Ürünü deneyen Türk tüketicilerinde %36 oranında tekrar geri alım hızını yakaladık” dedi.
Lansmanı yakın zamanda gerçekleştirilen Cif Infinite Clean de Unilever’in AR-GE yetkinliğinin ve Türk tüketicisinin içgörülerinin birleştiği yeni nesil ürünlerden biri olduğunu vurgulayan Orhonoğlu, “Yüzey temizliğinde ezberleri bozan en yeni kahramanımız Cif Infinite Clean Tüm Yüzeyler Temizlik Spreyi ile kategoride yeni bir döneme geçtik. Doğal probiyotikler içeren bu patentli özel formül, mutfak tezgahlarından bitkilere, hassas elektronik eşyalardan çocuk ve evcil hayvan eşyalarına kadar her yüzeyde temizlik sonrasında tozun yeniden birikmesini 3 güne kadar geciktiriyor. Yeniden doldurulabilir yedek şişe sistemi sayesinde plastik kullanımını yüzde 50’ye kadar azaltan Cif Infinite Clean, sunduğu lüks koku notalarıyla sıradan bir temizlik rutinini duyusal bir arzu nesnesine dönüştürüyor. Bu yenilikçi yaklaşımın, tüketicilerin temizlik alışkanlıklarını yeniden şekillendireceğine inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Ali Fuat Orhonoğlu: “Geleneksel temizlik anlayışı artık kabuk değiştiriyor”
Ali Fuat Orhonoğlu, markaların yeni nesil dönüşümünü değerlendirerek “Geleneksel temizlik anlayışı artık kabuk değiştiriyor. Tüketicilerimiz, özellikle de genç kuşak, ev bakım ürünlerinde sadece hijyen aramıyor, yaşam alanlarının enerjisini, atmosferini ve kendi ruh hallerini besleyecek üst düzey bir deneyim talep ediyor. Biz de bilim, estetik ve deneyimle marka tercihini güçlendirme stratejimizi işimizin merkezine yerleştirdik. Ürünlerimizi sıradan bir ev işinde kullanılmaktan çıkarıp duyuları harekete geçiren, estetiği ve bilimi buluşturan birer arzu nesnesine dönüştürüyoruz. Böylece yalnızca ihtiyaçları karşılayan değil, bunun ötesinde arzu edilen markalar yaratmayı; keyif, güven ve aidiyet duygularını besleyerek bu bağı sürdürülebilir büyümeye dönüştürmeyi hedefliyoruz.” şeklinde konuştu. Bu vizyon doğrultusunda Unilever, insan biyolojisini ve algılarını merkez alan sarsılmaz bir bilimsel altyapıyla tasarladığı yeni nesil markalarıyla sektörde ezberleri bozmaya devam ediyor.
Unilever Türkiye’nin küresel organizasyon içerisindeki stratejik yükselişini ve 2026 yılı büyüme hedeflerini aktaran Ali Fuat Orhonoğlu, “Unilever Türkiye, bugün pazardaki tüm ürünlerinin yaklaşık yüzde 90’ından fazlasını Türkiye’deki tesislerinde yerel olarak üreten, ev bakım ürünlerinde tonaj bazında küresel ağın ilk 10’unda yer alan bir üretim devi. Bu yerel güç, Unilever’in küresel liderliğinin de dikkatinden kaçmadı ve aldığımız stratejik kararla Türkiye, Orta Doğu liderliğinin yanına Pakistan ve Bangladeş’in de eklenmesiyle yarım milyarı aşan nüfuslu PTAB bölgesinin tek yönetim ve mükemmeliyet üssü haline geldi. Artık İstanbul’dan sadece bir pazarı yönetmiyor, devasa bir coğrafyanın stratejilerine yön veriyoruz.” dedi.
2026 yılında Ev Bakım kategorisinde, tüketici içgörülerini doğru okuyarak performans, duyusal deneyim, dijital teknoloji ve sürdürülebilirliği aynı stratejik çatı altında birleştirmeye odaklanacaklarını belirten Orhonoğlu, “Hedefimiz, ev ve çamaşır bakımında yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermek değil, dijitalleşmenin getirdiği hızla kültürü ve tüketici davranışlarını şekillendiren yenilikçi bir kategori lideri olarak bölgedeki güçlü büyümemizi sürdürmek. Bu vizyon, bizi veri odaklı yeni bir rekabet dönemine taşırken, Türkiye adına da kritik bir yönetim ve yetenek ihracatı değeri yaratıyor. Bu yönetim gücünü taçlandıran bir diğer unsur ise, küresel organizasyonda görev alan 188 Türk lider. Bu rakamın yüzde 65'ini ise kadın yöneticiler oluşturuyor.” şeklinde konuştu.

Orhonoğlu: “Türkiye, Küresel Ar-Ge Ağımız İçinde Stratejik Bir Merkez”
Unilever Türkiye’nin Ar-Ge yapılanmasındaki öncü rolüne ve yerel inovasyon gücüne değinen Ali Fuat Orhonoğlu, “Unilever Türkiye, sadece güçlü bir pazar ve üretim üssü değil, aynı zamanda Unilever dünyası içindeki en kritik global Ar-Ge merkezlerinden biridir. Bizler, küresel bilimsel altyapımızı kendi topraklarımızdaki üstün Ar-Ge yetkinliklerimizle birleştirerek, doğrudan Türkiye’deki tüketicilerimizin beklenti ve ihtiyaçlarına yönelik özel ürünler geliştiriyoruz. Türk insanının yaşam dinamiklerini, evlerindeki temizlik rutinlerini ve yüksek performans talebini çok iyi biliyor; bu beklentileri tam kalbinden yakalayan formülleri yerel inovasyon gücümüzle tasarlayarak tüketicilerimizin beğenisine sunuyoruz. Hayata geçirdiğimiz her yeni ürünle, kaliteyi ve yüksek performansı erişilebilir kılıyor, milyonlarca hane halkının gündelik yaşamını somut bir şekilde kolaylaştırıyoruz. Türkiye’deki bu global Ar-Ge gücümüz, markalarımızı tüketicilerimizin zihninde sadece birer temizlik ürünü değil, hayat kalitesini artıran güvenilir birer yaşam ortağı haline getiriyor.”