Kişisel Bakım portföyümüzde yer alan güçlü markalarımız Rexona, Axe, Dove ve Dove Men+Care ile Unilever, yıllık %6’nın üzerinde büyüyen 24 milyar avroluk deodorant kategorisinin küresel lideriyiz. Degree, Sure ve Shield olarak da bilinen Rexona, dünyanın bir numaralı deodorant ve anti-perspirant markası.
13,6 milyar avroluk Kişisel Bakım işimizin temel satış büyümesi bu yıl %4,6 artarken, deodorantlar bu iş kolunun en büyük ve en hızlı büyüyen kategorilerinden biri olmayı sürdürüyor.
Bilim sayesinde bu fırsatın kilidini açıyor; Unilever’in pazar yaratan, kategorileri şekillendiren ve çığır açan mirasını daha da ileri taşıyoruz. Şirket genelinde her yıl Ar‑Ge’ye yaklaşık 1 milyar avro yatırım yapıyoruz ve bunun somut etkilerini görüyoruz. 2024 yılında inovasyon sayesinde 1,8 milyar avro ek ciro elde ettik.
Deodorant kategorimizde, tüketici ihtiyaçlarını derinlemesine anlayarak ve en ileri teknolojilerle geliştirilen başarılı yeni ürün inovasyonları, güçlü yatırım getirileri sağladı.
Kesintisiz ter koruması için uzun süre etkili anti-perspirantlar
Anti-perspirantlar söz konusu olduğunda, tüketiciler güvenebilecekleri bir ürün istiyor. Ancak araştırmalarımız, insanların %98’inin deodorantından memnun olmasına rağmen, %80’inin terleme veya koku sorunları yaşadığını gösterdi.
Bu içgörü, 96 saate kadar kesintisiz koku koruması sağlayan, patentli anti-perspirant teknolojimizin geliştirilmesine ilham verdi. Aralarında “sıcak oda” testlerinin de bulunduğu, ter azaltımı, kötü koku azaltımı ve koku performansını ölçen 200’ün üzerinde klinik testte 60’tan fazla Unilever bilim insanı görev aldı. Bu testlerde, yüksek sıcaklıklarda belirli bir süre boyunca formüllerin nem korumasını nasıl sağladığı izlendi — sürecin bir parçası olarak pek çok koltuk altı koklandı.
Formüllerimiz beklentilerin ötesine geçerek, başlangıçta mümkün olduğunu düşündüğümüzden daha uzun süreli ter koruması sağladı; aynı zamanda etkileyici düzeyde koku kontrolü ve kalıcı koku performansı sundu. Tamamen Unilever’e özgü olan bu teknoloji, artık Rexona, Dove ve Dove Men+Care markalarımızda kullanılabiliyor.

Premium performans ve öncü bilim
Bilimin üstünlüğüne verdiğimiz önem, Unilever ürünlerine premium bir avantaj kazandırıyor. Bu yaklaşım, markalarımızın üstün bilim, karşı konulamaz estetik ve duyusal deneyimler, başkaları tarafından konuşulan özellikler ve genç ruhlu, kültürel olarak ilgili ve kendine özgü olmasını hedefleyen SASSY çerçevemizin ilk başlığını oluşturuyor.
Bilimi işimizdeki en önemli önceliklerden biri olarak konumlandırarak, son yirmi yılda dünyanın en büyük cilt mikrobiyomu veri havuzunu oluşturduk. Deodorant inovasyonunda bu eşsiz araştırma gücü, bilim insanlarımızın koku oluşumundan sorumlu bakteri enzimlerini tespit etmesine ve mikrobiyomun hassas dengesini bozmadan bunları nötralize eden içerikler geliştirmesine olanak tanıyor.
Yapay zekâ ve otomasyon da Ar‑Ge çalışmalarımızın hızını ve ölçeğini dönüştürüyor. Unilever’li bilim insanları, içerikleri ve vücudun formüllerle etkileşimini her zamankinden daha hızlı incelemek için yüzlerce yapay zekâ uygulamasından yararlanıyor. Malzeme İnovasyon Fabrika’mızdaki dijital otomasyon ve robotik test yetkinlikleri sayesinde, eskiden yıllar süren çalışmalar artık haftalar, hatta günler içinde tamamlanabiliyor. Bu da tutarlı veriler üretirken bilim insanlarımızın yaratıcılığa ve problem çözmeye odaklanmasını sağlıyor.
Ayrıca Unilever bünyesinde koku yetkinliklerimizi genişletmeye yatırım yapıyoruz. Bu adım, deodorantlarımızın duyusal çekiciliğini daha da yukarı taşıyacak. Günlük ürünlere lüks koku deneyimini taşıyan Axe Premium deodorant koleksiyonu, markamızın dünya genelindeki tüm pazarlarda büyümesine katkı sağladı.

Deodorant inovasyonunun ön saflarında
“Unilever, onlarca yıldır deodorant inovasyonunun ön saflarında yer alıyor ve kategoride yeni standartlar belirleyen ürünler ve formüller geliştiriyor,” diyor Unilever Kişisel Bakım Ar‑Ge Direktörü Alan Palmer.
“Bu uzmanlık ve tüketici ihtiyaçlarını derinlemesine anlama becerisi, Unilever’i bugün deodorantlarda hem en büyük üretici hem de bilimin lideri konumuna taşıdı. Bu da bize kimsenin rekabet edemeyeceği bir avantaj sağlıyor.”
