Toggle Ara

  1. Home
  2. Hakkımızda
  3. Biz kimiz?
  4. Unilever hakkında

Unilever hakkında

Her gün, 2.5 milyar kişi, iyi görünmek, iyi hissetmek ve hayattan daha fazla keyif almak için Unilever ürünlerini kullanıyor ve bize daha iyi bir gelecek inşa etme konusunda benzersiz bir fırsat sunuyor.

Meksika'nın Jiutepec kentinde bir deodorant fabrikasının girişinde bulunan Unilever logosu

Sürdürülebilir yaşamı olağan hale getirme

400'ün üzerinde markaya sahip ürün yelpazemiz, dünya çapında insanların yaşamında benzersiz bir konuma ulaşmamızı sağlıyor.

Tüketicilerin besin değeri açısından zengin dengeli beslenme ürünleri, lezzetli dondurmalar, hastalıklarla savaşan makul fiyatlı sabunlar, lüks şampuanlar ya da gündelik ev bakım ürünleri almak istediğinde, markalarımızdan birini tercih etme olasılıkları oldukça yüksek.

Tüm dünyada 10 evden 7’sinde, aralarında öncü markalarımız olan Lipton, Knorr, Dove, Axe, Hellmann’s ve Omo'ya ait en az bir Unilever ürünü tercih ediliyor.

Marka adı ve ürünün satın alındığı yer fark etmeksizin, ürünlerimizin 'sürdürülebilir yaşamı yaygınlaştırma' amacımıza hizmet etmesini sağlamak üzere çalışıyoruz.

Sürdürülebilir bir iş planı

İşimizin büyümesini istiyor ancak toplumun alım gücünün veya çevremizin aynı oranda gelişmesini istemenin kabul edilebilir ve ticari açıdan sürdürülebilir olmadığını biliyoruz. Sürdürülebilir büyüme, şirketimizin kabul edilebilir olarak gördüğü tek modeldir.

İş modelimizin odağında Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı (USLP) bulunmaktadır. Bu plan, çevresel etkimizi azaltırken bir yandan pozitif sosyal etkimizi artırarak işimizi nasıl büyütebileceğimiz konusunda belirleyici oluyor.

Sürdürülebilir yaşam planımızın üç büyük hedefi var:

  • 2020’ye kadar bir milyardan fazla insanın sağlık ve esenliklerini artırmak için harekete geçmesine yardımcı olmak
  • 2030’a kadar çevresel etkimizi yarı yarıya azaltmak
  • 2020’ye kadar milyonlarca insanın geçim kaynaklarını iyileştirmek

Daha parlak bir gelecek inşa etmek üzere işbirliği

Ürünlerimizin sadece fabrikalarımızda değil yaşam döngülerinin her bir aşamasında sürdürülebilir olması gerektiğinin bilincindeyiz. Bu da tedarikçilerimiz, tüketicilerimiz, devletler, STK'lar ve diğer işletmeler de dahil olmak üzere başkalarıyla işbirliği içerisinde çalışarak dünyada karşı karşıya kaldığımız en büyük zorluklarla baş edebilmek amacıyla büyük değişimler yaratmak anlamına geliyor.

Başa dön