Domestos'tan eğitime hijyen desteği

Domestos tarafından yaptırılan araştırmaya göre 6-11 yaş arası çocuğu olan anneler, %68’lik bir oranla tuvaletlerin temizlik ve hijyenini okullardaki iyileştirme alanlarının başında görüyor. İl milli eğitim müdürlükleri işbirliğiyle “Okullara Domestos Bağışı” projesini hayata geçiren Domestos, devlet ilk ve ortaokullarına 3 yılda toplam 600 ton ürün bağışlarken konuyla ilgili toplumda farkındalık yaratmayı da hedefliyor.

Turkey domestos kv

Domestos’un ebeveynlere yönelik bilgilendirme çalışmaları için görüşlerine başvurduğu Klinik Psikolog Cemre Soysal “Ebeveynler tuvalet kullanımı konusunda çocuklarda endişe yaratacak tutumlardan kaçınarak olumlu bilgi ve davranışlarla örnek olmalılar. Kişisel hijyen konusunda yetersiz bilgi çocukları enfeksiyon hastalıklarına açık hale getirirken, tuvalet tutmak gibi alışkanlıkların gelişmesi de öğrenme kalitesi, duygusal ve sosyal gelişim açısından olumsuz sonuçlar doğurabiliyor” diyor.

2020 yılına kadar tüm dünyada 25 milyon insanın, daha hijyenik ve koşulları iyileştirilmiş tuvaletlere erişimine katkıda bulunmayı hedefleyen Domestos, Türkiye’de “Okullara Domestos Bağışı” isimli yeni bir projeye daha başladı. Marka bu projeyle, okul tuvaletlerinin temizlik ve hijyen standartlarının iyileştirilmesi konusunda destek ve farkındalık yaratmayı amaçlıyor.

Unilever Türkiye Ev ve Kişisel Bakım Kategorilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Kamuran Uçar, dünyada da örnekleri olduğu üzere, özel sektörün okulların fiziki şartlarının iyileştirilmesi konusunda devlet tarafından yürütülen titiz çalışmalara katkıda bulunulması gerektiğine inandıklarını ifade etti. Uçar, “Okullara Domestos Bağışı” projesine ilişkin verdiği bilgilerde: “Çocuklarda hijyen bilincinin arttırılması için 2011 yılından beri TEGV (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı) işbirliğiyle devam eden, 31 ilde 465 bini aşkın çocuğa doğrudan ulaştığımız Eğlen Öğren Hijyen eğitim projesinden sonra şimdi de “Okullara Domestos Bağışı” projesini hayata geçiriyoruz.

Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı kapsamında hayata geçen ve birbirini tamamlar nitelikteki bu iki projenin ortak amacı, iyileştirilebilir hijyen koşullarının çocukların hem sağlığı hem de eğitimdeki başarılarına olumsuz etkilerini azaltmak. Bu alanda daha iyi seviyelere ulaşmak için devlet, özel sektör ve sivil toplum arasında geniş işbirliği ve toplumda hijyen bilincinin artmasına yatırım yapmak şart” ifadelerini kullandı.

Unilever Türkiye Ev Bakım Kategorisinden Sorumlu Pazarlama Direktörü Alper Eroğlu, yeni proje öncesinde yaptırdıkları “Okul Temizliği Araştırması”nın bu alandaki iyileştirme gereken noktalara işaret ettiğini belirtti. Eroğlu, araştırma çıktılarına ilişkin “Türkiye temsili olarak, devlet okullarında 6-11 yaş arası çocuğu olan 25-55 yaş arası anneler ile yüz yüze görüştük.

Anneler % 68’lik bir oranla tuvaletlerin hijyen ve temizliğini okullarda iyileştirilmesi gereken alanların başında görüyor. Annelerin % 86’sı tuvalet hijyeni kaynaklı hastalıkların çocukların okula devamlılığını etkileyebildiğini, % 84’ü ise tuvalet hijyenine bağlı sorunların çocuğun başarısını etkilediğini belirtiyor. Çocuklarına okulda tuvalete gitmemelerini söyleyen annelerin oranı ise % 6. Annelerin % 50’si çocuğuna tuvalet hijyeni eğitimi verirken % 43’ü çocuğunun çantasına ıslak mendil koyuyor ve % 13’ü temizlik ürünü alımı için okula destek olduğunu belirtiyor” bilgilerini paylaştı.

Bilinçlendirme çalışmalarına uzman desteği

Domestos konuya ilişkin yürüteceği bilinçlendirme çalışmaları için uzman desteğine başvuruyor. Klinik Psikolog Cemre Soysal okullardaki hijyen ve temizlik standartlarının iyileşmesi konusunda ailelere düşen roller ve çocukların bu konudan olumsuz etkilenmemesi adına yapılabilecekleri konusundaki değerlendirmelerinde şunları söylüyor: “Maslow’un ihtiyaç teori piramidine baktığımızda tabandaki temel ihtiyaç olan “fizyolojik ihtiyaç” listesinin içinde nefes alma ve beslenmenin yanında boşaltımın da olduğunu görüyoruz. 

Çocukların büyük bir bölümü evleri dışındaki tuvaletleri kullanmaya başladıkları ilk dönemlerden itibaren, ortak kullanılan tuvaletlere ilişkin ailelerinin verdiği olumsuz ve endişe yaratan koşullanmayla karşılaşıyor. Bu koşullanma, çocukların ortak tuvaletleri kötü kullanması ya da duydukları endişeler nedeniyle kullanmak istememeleri gibi bir dizi sonuç yaratıyor. Ebeveynlerin bu konuda çocuklarına engelleyici ve yasaklayıcı konuşmalar yapmaktan kaçınması, davranışlarıyla örnek olması ve kişisel hijyen konusundaki eğitimi olumlu mesajlarla aktarması gerekiyor. Örneğin, onları aşırı endişeye sevk etmek pahasına ‘tuvalette hiçbir yere dokunmaması gerektiği’ mesajına odaklanmak yerine tuvalette nereye dokunabileceğini söylemek ya da tuvalet sonrası el yıkama alışkanlığını kazandırmak gibi.

Araştırma sonuçlarında da gördüğümüz üzere, ebeveynlerin okula giden çocuklarına tuvalet hijyeni için gerekli olan malzemeleri sağlamaları da çocukları bu konuda rahatlatacak bir destek. Kişisel hijyen konusundaki bu tür destekler, çocukları olası enfeksiyonlardan koruyarak okul devamlılığı problemi yaşamalarının önüne geçebileceği gibi aynı zamanda tuvalet tutma sorununu da azaltabilir. Bazı çocuklar evleri dışındaki tuvaletlerin yeterince temiz olmadığı inancıyla, bazıları ise ebeveynlerin yönlendirmesiyle tuvalet tutma alışkanlığı geliştirmektedir. 

Uzun süre tuvalet tutmak fizyolojik sıkıntılara yol açabileceği gibi çocukların dersteki öğrenmeye yönelik konsantrasyonlarını da olumsuz etkilemektedir. Özellikle ebeveynleri tarafından bu yönde tembihlenen çocuklar doğal bir ihtiyacını karşılamak ile anne-baba otoritesine karşı gelmek arasında sıkışmaktadır. Tuvaletlerini tutmaları sonucu baş etmek zorunda kaldıkları durumlar onların duygusal ve sosyal gelişimlerini de olumsuz etkilemektedir. Örneğin, çocuklar tuvaletlerini tutmak için teneffüste herkes gibi koşup oynamak yerine sıralarında oturmak zorunda kalabiliyor ve bu da arkadaşları tarafından dışlanmalarına neden olabiliyor. Tuvaletlerini tutarken yaşayabilecekleri kazalar da çocukları duygusal ve sosyal açıdan ciddi anlamda olumsuz etkileyecek sonuçlar doğuruyor”.

2016 sonuna kadar hedef 10.000 okul

Ürün bağışları, projeye dahil olmak isteyen il milli eğitim müdürlükleri ile Domestos arasında imzalanan protokol sonrasında gerçekleştiriliyor. Adana, İzmir, Bursa, Kayseri, Konya, Giresun, Siirt, Mersin, Adıyaman ve Bilecik’te başlanan proje ile şu ana kadar 7.230 okula ulaşılırken, yeni illerin de katılımıyla 2016 sonuna kadar 10.000 okula ulaşmayı hedefliyor. Şu an için 3 yıl olarak planlanan proje sonunda toplamda 600 ton Domestos’un, gelen taleplere bağlı tüm devlet ilk ve ortaokullarına talep sıralamasına göre ulaştırılması hedefleniyor.

Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı ve Domestos

Bugün 2,5 milyar insan tuvalet ihtiyacını oldukça yetersiz hijyen ve fiziki şartlara sahip koşullarda karşılıyor. 1 milyar insan ise tuvalet ihtiyacını tamamen açık alanlarda gideriyor. Bu durum sağlık açısından olduğu kadar sosyal anlamda da pek çok sorunu beraberinde getiriyor. Domestos, 2010 yılında açıklanan Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı hedefleri doğrultusunda 2020 yılına kadar tüm dünyada 25 milyon insanın hijyenik ve koşulları iyileştirilmiş tuvaletlere erişimine katkıda bulunmayı hedefliyor.

Daha fazla bilgi için: Sobraz İletişim Özgü Demiral | ozgu.demiral@sobraz.com | 0532 704 09 17

Bu konuda daha fazla keşif yapın
Başa dön