1. Home
  2. ...
  3. Haberler
  4. Sosyal yatırım: neden toplumsal cinsiyet-akıllı olmalıyız?

“Artık daha bağımsız bir kadınım …”, “Hem evden çalışıp hem de çocuğumla ilgilenebiliyorum…”, “Kendi kararlarımı kendim alabiliyorum…”

Bundan sadece bir kaç yıl önce bir çok yatırımcının odağında kadınları güçlendirmek için onlara yatırım yapma fikri vardı. Ancak o tarihten bu yana, bu alandaki tutumlarla beraber buraya aktarılan sermaye de yavaş yavaş değişti.

Günümüzde, odağı ‘toplumsal cinsiyet-akıllı’ olan kamu yatırım fonlarının toplam değeri $2.4 milyar dolara, özel yatırım fonlarının değeri ise $2.2 milyar dolara ulaştı. Her ne kadar bu miktar yeterli olmasa da (yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre küçük ve orta ölçekli firmalardaki kadın girişimcilerin finansal boşluğu $1.4 trilyon) bu alanda yaşanan ilerleme sevindirici.

Yukarıdaki ifadeler uzun süredir toplumsal cinsiyet alanında yatırım yapan ve bu konuyla ilgili olarak Londra’da 1-2 Kasım’da ilk büyük zirveyi gerçekleştiren isimlerden biri olan Suzanne Biegel’e ait.

Biegel, “Elbette, daha kat edilecek çok mesafe var, ancak dünyanın her yerinden yeni fon ve portföy taahhütlerine sahip kişilerden telefon alıyorum,” dedi.

‘Cinsiyet-akıllı’ yatırım nedir ve neden önemlidir? 

‘Cinsiyet-akıllı’ yatırım, açık bir şekilde kadınlar ve erkekler arasındaki eşitliği iyileştirmeye ve kadın pazarların gücünü arttırmaya odaklanan yatırımları kapsıyor.

Bu yatırımlar kadınlar tarafından ve/ya da kadınlar için yönetilen girişimleri destekliyor. Dahası global tedarik zincirlerindeki kadınların nasıl etkilendiklerini aynı zamanda ürün ve hizmetlerin kadınlara reklamının nasıl yapıldığını ve pazarlandığını kapsıyor.

Söz konusu yatırımlar iki nedenden ötürü önemli. Birincisi, kadın girişimciler ve yine kadınların işgücüne katılımı, kullanılmamış bir inovasyon ve büyüme kaynağını temsil ediyor. En son yapılan hesaplamalara göre toplumsal cinsiyet eşitliği global ekonomiye ekstra 12 trilyon dolar bir katkı sağlayabilir.

İkincisi, kadınların güçlendirilmesi evrensel toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında çok kritik olduğu için 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında .gerçekleştirilmesi gereken önemli bir konu.

Yukarıdaki bilgiler konunun teknik kısmını açıklıyor. Ancak yukarıda alıntı yapılan kadınlara sorduğunuzda değişen yaşamlarından ve yükselen umutlarından bahsederek sizlere yine aynı cevabı verecekler.

two people
5 milyon

Kadını güçlendirmeyi hedefliyor Unilever 2020 yılına kadar

Bu kadınlar, Kolombiya’da kadınları mikro girişimci olmaya cesaretlendiren bir programa dahil olan yaklaşık 10.000 katılımcı arasında yer alıyor. Shakti adı verilen ve Hindistan’da başlatılan program, kadınlara içinde bulundukları topluluklarda Unilever ürünlerini kapıdan kapıya satma imkanı sağlıyor.

Onlara göre, ‘toplumsal cinsiyet-akıllı’ yatırım daha fazla bağımsızlık ve artan özgüven anlamına geliyor. Aynı zamanda aileleriyle daha fazla zaman geçirmelerine ve çocuklarına daha iyi imkan sağlamalarına olanak veriyor.

“Önceleri çocuklarımı görebilmem için bir hafta beklemem gerekiyordu çünkü hizmetçi stajyerdim,” şeklinde konuşan katılımcılardan biri sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Şimdi onları her gün görüyorum… hem çalışıp hem bunu yapabildiğim için kendimle gurur duyuyorum.”

Shakti, Unilever tarafından geliştirilen girişimlerden biri olup 2020 yılına kadar 5 milyon kadını güçlendirmeyi amaçlıyor. Söz konusu girişim, kadınların haklara, yetkinliklere, kaynaklara, istihdama ve geçim kaynaklarına erişimini arttıracak programların yanı sıra değer zinciri boyunca yer alan ve herhangi bir fayda sağlamayan sosyal normları ve toplumsal cinsiyet tek tipleştirmesini tespit etmek için önlemler içeriyor (Daha fazla bilgi için 'Kadınlar için Fırsatlar (PDF | 7MB)’ 2017 raporunu inceleyebilirsiniz).

Yalın Veri: toplumsal cinsiyet etkisinin ölçümü

Unilever olarak bu çabaların meyvelerini verdiğini görüyoruz. Ancak burada dürüst olmamız gerekiyor, çünkü bazen bizler de bu meyvelerin tam olarak ne olduklarını tanımlamakta zorlanıyoruz

“Toplumsal cinsiyeti güçlendirme konusunda bir süredir çalışıyoruz ancak halen yeterince bilmediğimiz önemli meseleler söz konusu” diyor Unilever’in Kadınların Güçlendirilmesi Global Ortaklıklar ve Savunuculuk Direktörü Katja Freiwald.

Shakti programı hakkında bilgi veren Freiwald, tüm geribildirimlerin programın işe yaradığını gösterdiğini ifade ediyor. Kadın katılımcılar gelirlerinin arttığını ve özgüvenlerinin de yükseldiğini belirtiyor. Ancak evlerinde ya da içinde bulundukları toplumda rollerinin nasıl değiştiği gibi daha küçük ayrıntılara gelindiğinde ortaya çıkan bu parlak resim biraz bulutlanıyor.

Bu yılında başında Unilever, ortaya çıkan bu resmi değiştirmek ve bu duruma etki eden ayrıntıları daha iyi tespit edebilmek aamcıyla bir araştırma aracı geliştirmek için uzun süredir ortaklık gerçekleştirdiği etki yatırımcısı Acumen ile çalışmaya başladı.

Acumen Etki Yöneticisi Tom Adams, kurumların bu tür araçları kullanıp elde ettikleri veriden yararlanarak kendi toplumsal cinsiyet girişimlerinde gerekli değişiklikleri yapabileceklerini, böylelikle öngörülemeyen sorunları ortadan kaldırıp pozitif etkiyi attırabileceklerini ifade etti.

Tüm bu değerlendirmelerimizin ışığında Unilever ve Acumen olarak Lean Data Gender Toolkit’i (Yalın Veri Toplumsal Cinsiyet Aracı) tasarladık. Test aşamasının sonunda olan bu araç Acumen’in Yalın Veri iş biriminden yararlanmakta ve sosyal odağa sahip girişimlere ilişkin toplanan kalitatif ve kantitatif verinin birleştirilmesine ve yorumlanmasına yardımcı olmakta. Araç aynı zamanda International Center for Research on Women’nın (Uluslararası Kadınlar Hakkında Araştırma Merkezi) teknik içgörülerini de içermekte.

Tom Adams “Kadınların çıkarlarını nelerin arttırdığı ya da arttırmadığı hakkında tahminlerde bulunmak çok basit. Ancak doğru bilgi olmaksızın bir takım şeyleri yanlış yapmak ya da gelişim fırsatlarını kaçırmak çok kolay,” şeklinde konuştu.

Öncelikle kişiselleştirilmiş telefon araştırmalarından elde edilen veriyi kullanan Lean Data aracı gerek kadınların gerekse erkeklerin yaşanmış deneyimlerine odaklanıyor. Bu özelliğiyle bir çok mevcut yöntemin kullandığı ‘kişi sayma’ yaklaşımından ayrışıyor.

Örneğin, önceleri, kadınları iş yetkinlikleri konusunda eğiten kursların etkisi, sadece bu kurslara kaç kişinin katıldığı ile ölçülüyor, bunun ötesindeki herhangi bir etki değerlendirmesi karmaşık ve maliyetli oluyordu. Bu yeni araç, diğerlerinin aksine, kadınların iş yaşamlarının ve kişisel koşullarının nasıl iyileştiğini de açığa çıkartabilir.

Lean Data’nın kullandığı metodoloji tekrar edilebilir ve karşılaştırabilir bir şekilde tasarlandı, bu sayede farklı projeler boylamsal olarak ölçülebiliyor ve birbirleriyle karşılaştırılabiliyor.

Test aşamasındaki araç, aralarında Shakti Colombia da dahil olmak üzere, Unilever’in dört programının toplumsal cinsiyet etkisini ölçmek için kullanıldı.

Kasım ayındaki toplumsal cinsiyet akıllı yatırım zirvesinin organizatöründen Suzanne Biegel göre bu araç yatırımcılara “nihai müşterilerin sesini duyma” ve “daha stratejik” yatırımda bulunma fırsatı sunuyor.

Biegel “Bu aracı kullanarak herhangi bir kadını bulup onu desteklemeyi amaçlamıyoruz. Bunun ötesine geçerek, yatırımlarımızı ve ürünlerimizi kadınların ve kızların yaşamlarını gerçek anlamda olumlu bir şekilde etkileyecek şekilde tasarlamak istiyoruz,” şeklinde konuştu.

“Bu aracın sadece bizim değil diğer organizasyonların da aksiyon almalarını sağlamaya yardımcı olacağını umut ediyorum. Bu bağlamda aracın, ‘Kadınlar için Fırsatlar’ gündemimiz kapsamında yaptığımız işin doğal bir şekilde ilerlemesine katkı sağlayacağına inanıyorum.”

Unilever Kadınların Güçlendirilmesi ve Geçim Kaynakları Global Ortaklıklar ve Savunuculuk Direktörü Katja Freiwald

Daha akıllı uygulamalar gerçekleştirmeye doğru: aracın kullanımını nasıl yaygınlaştırırız?

Unilever Kadınların Güçlendirilmesi ve Geçim Kaynakları Global Ortaklıklar ve Savunuculuk Direktörü Katja Freiwald, Lean Data Gender Toolkit’inin toplumsal cinsiyetin etkisini ölçmede hem daha maliyet etkin hem de operasyonel olarak daha uygun bir yöntem olduğunu belirtiyor.

“Örneğin Shakti çalışması, söz konusu programı sadece işimiz için değil aynı zamanda katılan kadınlar için nasıl daha verimli bir şekilde tasarlayabileceğimizi gösteriyor.”

Önümüzdeki yılın başında toolkit resmi olarak pazara sürüldüğünde Unilever, iş dünyasındaki herkesi toplumsal cinsiyet etkisine ilişkin gerçekleştirdikleri girişimleri değerlendirebilmeleri için bu aracı kullanmaları konusunda cesaretlendirecek. Aynı zamanda Acumen aracı networkündeki özel ve kamu sektörü müşterilerinin kullanımına sunacak.

Katja Freiwald, “Sistematik bir metodolojiye sahip olmak ve bunu ortak kullanıma açmak bir çok firmanın bu alanda çalışmasını ve diğer oyuncuların da kendi toplumsal cinsiyet etkilerini anlamaya çalışmalarını gerektiriyor,” şeklinde konuştu ve “Bu aracın sadece bizim değil diğerlerinin de aksiyon almalarını sağlamaya yardımcı olacağını umut ediyorum. Bu bağlamda aracın ‘Kadınlar için Fırsatlar’ gündemimiz kapsamında yaptığımız işin doğal bir şekilde ilerlemesine katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.

İyi etki verisi, sadece dünyanın ihtiyaç duyduğu ve gerek kadınların gerekse erkeklerin hakkı olan toplumsal cinsiyet konusunda bir devrim sağlamakla kalmayacak aynı zamanda ortak çabalarımızın çok daha akıllı olmasını sağlayacak. Bu da etki söz konusu olduğunda küçümsenemeyecek bir gelişme.

Tüm resimler Shakti Colombia’a ait

Bu konuda daha fazla keşif yapın
Başa dön

BİZİMLE BAĞLANTI KURUN

Sürdürülebilir bir gelecek hayalini paylaşan herkesi, bizimle bağlantı kurmaya davet ediyoruz.

BİZE ULAŞIN

Unilever ve uzman ekipler ile temas kurun veya dünyanın dört bir yanında iletişim kurulacak kişileri bulun.

Bize Ulaşın