Sürdürülebilirlik & Unilever
Dünyanın 100'den fazla ülkesinde yatırımları olan ve ürünleri 140'dan fazla ülkede satılan Unilever için en öncelikli konu faaliyet gösterdiği pazarların uzun vadeli sürdürülebilirliğidir. Bunun anlamı herşeyin üstünde hem arz hem de talebin sağlıklı yapıda gelişmesidir.
Unilever, üreticilerin ekonomik refaha ulaştığı ve tüketicilerin de gereksinim duydukları en kaliteli ürünleri elde edebildikleri yani genel olarak canlı ve gelişen piyasaları arzu ediyor. Unilever için bunun gerçekleşmesinin en temel koşulu ise ticari faaliyeti için gereksinim duyduğu kaynaklara özen göstermek, ki bunlar doğal, insan ve finansal kaynaklar olarak adlandırılabilir.
İşte Unilever'in kurumsal sosyal sorumluluk anlayışının merkezine yerleştirdiği sürdürülebilirlik, özetle kaynakların gelecek nesillere azalmadan, tam tersine geliştirilerek aktarılması anlamına geliyor. Unilever kurumsal sosyal sorumluluk anlayışının temel taşı olarak da bu alandaki tüm faaliyetlerini sürdürülebilirlik esasına dayalı toplumsal gelişime katkı amacına yönelik yürütüyor.
Tabii, sürdürülebilirlik salt ekonomik anlam ifade etmiyor, aynı zamanda etik yönü de var. İşte Unilever kabul ettiği yüksek kurumsal davranış standartları/ilkelerinden biri olarak sürdürülebilirliği en önde gelen sorumluluğu kabul ediyor.
Bu sorumluluğunu yerine getirirken, her alanda olduğu gibi başarının belirli konulara odaklanmadan geçtiği inancıyla Unilever, "sürüdürülebilir gelecek girişimleri" olarak adlandırdığı üç alana odaklanmış bulunmaktadır;
- Sürdürülebilir Balıkçılık
- Sürdürülebilir Tarım
- Sürdürülebilir Su
