Site Navigation

Şirketler günümüzde sadece ticari amaçlar güderek varoluşlarını sürdüremezler aynı zamanda sosyal sorumluluklar almalı ve ülkenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkıda bulunmalıdırlar.

Kurumsal sosyal sorumluluk

Şirketler günümüzde toplumsal sorumluluklarına iş stratejilerinin bir parçası olarak bakmaya başladılar. Çünkü çalışanlar artık inandıkları bir şey için ve yaşadıkları dünyanın gelişimine katkı sağlamak için çalışmak istiyorlar. Çünkü tüketiciler için artık sadece bir ürünün maddi değeri ve kalitesi onu satın almaları için yeterli değil, onu üreten şirketin faaliyetlerini de takip ediyorlar. Bu yüzden de şirketler artık faaliyetlerini çok iyi gözden geçirmeli ve çevrelerini nasıl etkilediklerini tespit etmeliler.

Kurumsal Sosyal Sorumluluk

Kurumsal katkı her anlamda topluma geri vermek, ülkenin bir parçası olarak sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirmek ve etkin yönetim anlamında doğru bir örnek teşkil etmek demektir. 

İnsan sermayesine yatırım yapmak

  • Çalışanların eğitimine, işyerindeki sağlık ve güvenliklerine yatırım yapmak 
  • Ülkeler arasındaki tecrübelerin paylaşımına yönelik takım çalışmalarını organize etmek 
  • Eğitim, sağlık, beslenme konusundaki projelerle topluma karşı bilgilendirici ve eğitici rol üstlenmek     

İyi yönetişimi teşvik etmek

Doğru ve etkin yönetim için şirket de olsa ülke de olsa temel prensipler aynıdır. Önemli olan bir model oluşturabilmektir.

  • Şirket içinde uluslararası kabul görmüş standartları ve yönetim şekillerini uygulayarak iyi ve etkin yönetim sağlamak
  • Hükümetleri, eşit ve şeffaf yönetmelikler, insan hakları, rüşvet ve yolsuzluğun önüne geçilmesi konularında desteklemek 
  • Hukuğa, etik kurallara uygun faaliyet göstermek    

Ekonomiyi güçlendirmek

Bir şirket para kazanırken o ülkenin ekonomisine de maksimum düzeyde geri dönüşüm yaratmalıdır. 

  • Direk ve endirek iş imkanları sağlamak
  • Teknoloji ve uluslararası standartları transfer etmek 
  • Global standartları uygulayarak ülkenin uluslararası platformdaki yerinin güçlenmesine katkıda bulunmak, ülkenin globalleşen dünyanın bir parçası olmasına katkıda bulunmak 
  • Şirketin gelişimini ülkenin gelişimine paralel görmek 
  • Tedarik ve bayi ağlarını kurmak 
  • İhracat gelirleri yaratmak 
  • Vergi ödeme konusunda örnek teşkil etmek 
  • Kayıt içi ekonomiye katkıda bulunmak 
  • Ülkenin ekonomik açıdan zor dönemlerinde yatırımları durdurmamak    

Çevreyi korumak

  • Daha az kaynak tüketen ve daha az atık üreten üretim sistemleri geliştirmek.
  • Faaliyetlerimizin oluşturduğu çevresel etkileri azaltmak için kabul görmüş yönetim sistemlerini etkin olarak kullanmak.
  • Sivil toplum örgütleri ve hükümetlerle işbirliği içinde çevresel politikaları tanıtmak ve desteklemek.

Sosyal uyumu sağlamak

  • Toplumun hayat kalitesini yükseltmek 
  • Toplumla karşılıklı güven ve saygıyı tesis etmek
  • Kültürel çeşitlilik ve toleransı teşvik etmek 
  • Sanatsal ve tarihi projeleri desteklemek    

Verimliliği artırmak

Kaynakların etkin kullanımı kaynakların sürekli geliştirilmesiyle mümkün. Kaynaklarımız; toplum, çalışanlar, tedarikçilerimiz ve içinde bulunduğumuz ekonomi. Kaynakların etkin ve kalıcı kullanımı prensibi içinde olan UL ileriye dönük gelişmeyi kalıcı kılmak adına "Büyümeye Giden Yol" stratejisini 2000 yılında uygulamaya başladı. Bu stratejinin temel amacı güçlü markalara yoğunlaşarak kârlı büyümeyi yakalamak. Şu ana kadar bu stratejinin uygulamalarının sonuçları gayet olumlu.

Amacımız

Amacımız, dünyanın her yerinde insanların günlük ihtiyaçlarını karşılamak, tüketicilerimizin ve müşterilerimizin istediklerini önceden tahmin etmek ve yaşam kalitesini yükselten markalı ürünlerimiz ve hizmetlerimizle buna yanıt vermektedir.

İlkelerimiz

İş ilkelerimiz, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar Unilever'deki herkesin uyduğu işletme ile ilgili standartları tanımlar. Aynı zamanda yönetim ve kurumsal sorumluluk açısından yaklaşımımızı da destekler.