Yabancı yatırımcıların finanstan sonra en fazla ilgi gösterdiği sektör olan perakende, geleneksellikten organizeye doğru büyük bir dönüşüm yaşıyor. 110 milyar dolar değerindeki büyüklüğüyle Türkiye’nin önemli sektörlerinden biri olan perakendede büyük ağırlığı olan yerel perakendeciler, ‘önce müşteri’ kavramıyla kazanmak için A’dan Z’ye yeniden yapılanıyor. Türk perakende sektörünün gelişmesi adına yerel perakendecileri uluslararası bilgi birikimiyle desteklemek için hızlı tüketim ürünleri sektörünün lideri Unilever’in katkıları, Türkiye Perakendeciler Federasyonu ve Soysal Perakende Okulu’nun işbirliğiyle düzenlenen ‘İşimiz Bu’ seminerlerinde, yerel perakendeciler sektörün dünü bugünü ve yarınını konuştu.
İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Samsun, Kayseri, Batı Karadeniz , Diyarbakır’da 10 grup halinde yapılan seminerlerde, yerel perakendeciler geleceklerini Anadolu’da gördüklerini belirterek, birleşmeler yoluyla yeni ve güçlü markalar yaratmak gereğini vurguladılar. Bu süreçte ‘önce müşteri’ kavramının önemine dikkat çeken perakendeciler, tedarikçiden satıcıya kadar tüm sektörün müşteri odaklılık kavramını benimsemesi üzerinde durdu.
Yerel Perakendeciler: Gelecek müşteri ile birlikte kazanmakta!
‘İşimiz Bu’ Seminerleri, perakende dünyasının yakından tanıdığı bir isim olan Dr.Tahsin Pamir tarafından verildi. 30 yılı aşkın zamandır perakende sektörü deneyimleriyle yurt içinde ve yurtdışında faaliyet gösteren şirketlere eğitim/danışmanlık hizmeti sunan Pamir, seminerlerin içeriğini yerel perakendecilerin ihtiyaçları doğrultusunda oluşturdu. Hem özel sektörde, hem de akademik alanda tecrübesi olan Dr.Tahsin Pamir, seminerlerde perakende dünyasının ihtiyaç duyduğu vizyonel bilgileri katılımcılarla paylaştı. Pamir, organize perakendecilikte ulusal ve uluslararası trendin nasıl geliştiği, günümüzde gelinen noktaya ilişkin bilgi verirken, katılımcılara gelecek vizyonu da çizdi.
Yerel perakendecilerin Anadolu’da güçlenmeyi amaçladıklarını belirttikleri seminerler sonucunda, birleşmeler yoluyla yeni ve güçlü markalar yaratmanın yolunun müşteri ile birlikte kazanma stratejisinden geçtiği belirtildi.
Küçük perakendecinin rekabet şansı var!
Seminerlerin tamamlanması nedeniyle düzenlenen değerlendirme toplantısında konuşan Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Şeref Songör, “Kurumsallaşmak ve marka olmak gerektiğinin bilincindeyiz. Türkiye’deki birçok perakendeci babadan kalma yöntemlerle sadece günü kurtarmak için çalışıyordu. Türkiye’deki sektörel gelişmeleri takip etmekten çok uzaktı. Şimdi bu anlayış değişmeye başladı. Artık kendimizin ve üyelerimizin eğitimine zaman ve mali kaynak ayırıyoruz” diye konuştu.
Gelişmiş ülkelerde, büyük veya küçük fark etmeksizin iyi perakendecilerin başarılı olma olanağı bulunduğunun görüldüğünü belirten Songör, küçük perakendecilerin hareket kabiliyetlerinin fazla olması, düşük maliyetler, iç bürokrasilerinin olmaması, müşteriye yakın davranabilme ve onun nabzını tutabilme, anında etkileşim gibi büyüklerde olmayanları özellikleri avantaj olarak kullanabilme şansına sahip olduklarını söyledi.
Soysal Genel Müdürü Başkanı Suat Soysal ise “İşimiz Bu seminerlerinin özellikle marketler arasında bilginin paylaşımı ve yaygınlaştırılması açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. İstanbul ve Ankara’da ikişer, diğer tüm illerde bir tam gün olarak gerçekleştirdiğimiz seminerlerimizde, perakende sektörü dünü, bugünü, yarınıyla masaya yatırıldı. Dünyadaki yeni ekonomik düzenin ayrıntılarıyla tartışıldığı seminerlerimiz, Türkiye’den sektör liderlerinin görüşleriyle güç kazandı. Destekleri için Unilever’e ve seminerlerimize iştirak eden tüm değerli katılımcılara Soysal Perakende Okulu adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Dünyanın gitgide daha zor ve rekabetçi bir yer haline geldiğini söyleyen Unilever Türkiye Müşteri Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Mehmet Altınok “Güçlü olabilmek için değişimi perakendeciler ve üreticiler olarak birlikte yönetmeliyiz” dedi. Dünyada global perakendecilerin oyunun kurallarını değiştirdiklerini vurgulayan Altınok, sözlerine şöyle devam etti: "Hızla değişen, zorlukların ve rekabetin arttığı Hızlı Tüketim Ürünleri Sektörü’nde, hem perakendecilerin, hem de üreticilerin ortak paydası tüketici memnuniyeti olduğundan yaşanan değişimi birlikte yönetmeleri kaçınılmaz. Unilever, son yıllarda bir yandan "Müşteri ile Birlikte Kazan" stratejisi ile tüm iş yapış biçimlerini değiştirirken, diğer yandan da global bilgi ve tecrübesini lokal piyasalarda etkin biçimde paylaşarak müşterileriyle birlikte değişim sürecine liderlik yapmaktadır. İşimiz Bu seminerlerine destek vererek, Türkiye için büyük önem taşıyan yerel perakendecilerimize yeni bir vizyon kazandırmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.”