Unilever Hakkında
Günümüzde dünyanın 150 ülkesinde, markalarıyla her gün 150 milyonu aşkın kişiye ulaşan Unilever, Hollandalı margarin üreticisi Margarine Unie ile İngiliz sabun üreticisi Lever Brothers'ın 1930 yılında birleşmesiyle oluştu.
Lever Brothers, 1885 yılında William ve James Hesketh kardeşler tarafından kurulan sabun üreticisi bir firmaydı. Warrington’da küçük bir sabun fabrikası alan şirket, bitkisel yağ kullanarak, “Sunlight Soap” markasıyla sabun üretimine başladı. 1888 yılında üretimi haftada 450 tona çıktı. Şirket, Wirral Peninsula’daki Bromborough Pool bataklıklarında, içinde yüksek standartlarında bir yaşam alanı yarattığı “Port Sunlight” adında bir kompleks inşa etti. 1900’lerle birlikte üretilen markalara “Lifebouy”, “Lux” ve “Vim” eklendi; ABD, İsviçre, Kanada, Avustralya, Almanya ve diğer bölgelerde şubeler açıldı. Birçok sabun firmasını bünyesine katan Lever Brothers, 1930 yılında Hollandalı şirket Margarine Unie ile Unilever’i kuruncaya kadar faaliyetlerine devam etti.
Margarine Unie’nin tarihi, 1869 yılında III. Napolyon’un, emri üzerine Fransız gıda kimyageri Hippolyte Mège Mouriès’nin margarini keşfetmesine kadar uzanıyor. 1871 yılında, Jurgens ailesinin yönetimindeki ileri görüşlü bir Hollanda şirketi, Mège Mouriès’nin know-how’ını satın aldı. O tarihlerde en büyük tereyağı ihracatçısı olan Hollanda’daki girişimciler margarinin potansiyelini gördüler. Kısa bir süre sonra yerli rakipleri Van den Bergh de margarin üretmeye başladı. Bu iki şirket arasında yaşanan amansız rekabet, 1907 yılında aralarında bir ortaklık kurulana kadar devam etti. 1928 yılında Van den Bergh & Jurgens ile diğer küçük firmalar bir araya gelerek Margarine Unie’yi kurdu. “Unie”, katı ve sıvı yağ hammaddeleri alımı konusunda İngiliz sabun şirketi Lever Brothers ile çetin bir rekabet içindeydi. Ancak bu rekabet, 1930 yılında yerini birleşmeye bıraktı.
Kuruluşundan Günümüze Unilever
1930 Unilever’in ilk on yılı çok da kolay geçmedi. Büyük Buhran’a denk gelen bu dönem, İkinci Dünya Savaşı’na kadar sürdü. Bu arada Unilever’in operasyonları çeşitlenmeye devam etti.
1940’lı yıllarda Unilever’in operasyonları parçalara ayrılmaya başladı. Ticaret gıda pazarına doğru genişlerken araştırma - geliştirme yatırımları artmaya devam etti.
1950’li yıllarda tüm dünyada gelişmekte olan ekonomilerde yeni pazarlar açılırken, yeni teknoloji ile iş dünyası patlama yarattı. Avrupa Ekonomik Topluluğu, yükselen yaşam standartları konusunda Batı’ya liderlik etti.
1960’larda dünya ekonomisi büyümeye başladı; Unilever de bu büyümeyi takip ederek, yeni ürünlerin geliştirilmesi ve yeni pazarlara girilmesini öngören bir programı uygulamaya koydu.
1970’ler ekonomik koşullar ve yüksek enflasyon nedeniyle dünya üzerindeki herkes için oldukça zorluydu. Ancak hızlı tüketim malları sektöründe işler özellikle zordu ve büyük perakendecilerin bileği bükülmeye başlamıştı.
1980’li yıllarda Unilever dünyanın en büyük firmaları arasında bulunuyordu, çekirdek ürün ve markalarına odaklanma kararı aldı.
1990’larda ticaret, Merkez ve Doğu Avrupa’ya genişledi. Unilever, ilgisini daha küçük ürün kategorilerine yoğunlaştırarak satışlara liderlik etti.
21. yüzyıl, beş yıllık stratejik plan olan ‘Büyüme Yolu’nun lanse edilmesi ile başladı. 2004 yılında 21. yüzyıl tüketici ihtiyaçları da göz önüne alınarak oluşturulan canlılık misyonu ile Unilever yönünü iyice belirginleştirdi.
Unilever ve “Canlılık” Misyonu
1890’larda, Lever Bros ve daha sonra Lord Leverhulme şirketlerinin kurucusu olan William Heskesth, Victoria İngilteresi’ndeki temizlik ve hijyene yardımcı olan devrim niteliğindeki sabunu Sunlight Soap hakkında görüşlerini şöyle dile getirmişti: “Temizliği sıradan bir iş olmaktan çıkarıyor, kadınların iş yükünü azaltıyor. Sağlığı tabana yayıyor ve kişisel cazibeye katkıda bulunuyor. Böylelikle insanlar hayattan daha fazla zevk alıyor ve kullanıcı üründen memnun oluyor.”
William Lever’in 19. yüzyıldaki bu ifadesi ile oluşan “canlılık”, Unilever’in tüm faaliyetlerinin odağında yer alıyor.
Gıda, dondurma, ev ve kişisel bakım kategorilerinde yer alan markalarıyla tüm dünyada milyonlarca tüketiciye ulaşan Unilever, “hayata canlılık katmak” misyonuyla, insanların kendilerini iyi hissetmelerini, iyi görünmelerini ve hayattan daha fazla keyif almalarını amaçlıyor.